Hayatımıza getirdiği kolaylıklar küçümsenmeyecek kadar çok olan cep telefonları, bilinçsizce veya uzun süreli kullanıldığında hem sağlığımıza hem de bütçemize ciddî zararlar verebiliyor. Cep telefonununuzu güvenli bir şekilde kullanmak istiyorsanız tavsiyelerimize kulak verin.
Her evde sabit telefonun olmadığı, ama cep telefonunun mutlaka bulunduğu bir devirde yaşıyoruz. Bundan 15 yıl öncesine kadar telefon edebilmek için telefon kulübeleri önünde sıraya girilir, uzun kuyruklar oluşurdu. Herkes yanında jeton ya da kart taşırdı. Cep telefonunun yaygınlaşması ile birlikte, otururken, yürürken, araç kullanırken, yemek yerken, otobüste, metrobüste, tramvayda telefon elimizden düşmez oldu. Türk halkı olarak cep telefonundaki teknolojik gelişmeleri çok yakından takip ediyor, ortalama 10 ile 14 ayda bir cep telefonlarımızı yeniliyoruz. GSM operatörlerinin de yapmış oldukları etkin kampanyalarla kimimiz iPhone, kimimiz BlackBerry peşinde koşuyoruz. Bazıları işi iyice abartıp yanında iki-üç telefonla birlikte dolaşıyor. Hayatımıza getirdiği kolaylıklar küçümsenmeyecek kadar çok olan cep telefonları, bilinçsizce veya uzun süreli kullanıldığında hem sağlığımıza hem de bütçemize ciddî zararlar verebiliyor. Sağlığınızı bozmadan güvenli bir şekilde cep telefonu kullanmak istiyorsanız aşağıdaki tavsiyelere uymanız yeterli.
Cep telefonunuzun donanım ve yazılım güvenliği için
* Yeni bir cep telefonu satın aldığınızda hemen SIM kartı PIN kodu sorgusunu devreye alın. PIN kodu şifresini güvenlik seviyesini artırmak için 4 haneden fazla yapın.
* Kafe, lokanta, işyeri, otomobil gibi alanlarda cep telefonunuzu yabancıların erişebileceği şekilde bırakmayın.
* Telefonunuzda *#06# tuşlayarak IMEI (IMEl-International Mobile Equipment Identification-Uluslararası Mobil Cihaz Kimliği) numarasını öğrenip IMEI bilgilerini telefonunuz dışında bir yere kaydedin. Bu numara ileride telefonunuzun çalınması veya kaybolması durumunda işinize yarayabilir.
* Kişisel bilgilerinizi, özellikle kullanıcı adı, şifre, PIN kodu, banka ya da kredi kartı bilgilerinizi, hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir web sitesine girmeyin ya da bu tür bilgileri cep telefonunuzdan SMS, MMS veya e-postayla göndermeyin.
* Kişisel bilgisayarlardan telefonunuza bir program veya bir doküman göndermeden önce, göndereceğiniz öğeyi mutlaka kişisel bilgisayarınızda veya cep telefonunuzda virüs taramasından geçirin.
* Telefonunuz arıza yaptığında ya da bir sorun yaşadığınızda mutlaka yetkili servisle görüşün veya yetkili servislerde tamir ettirin.
* Telefonunuzda yer alan elektronik parçalar ısıya ve neme karşı çok duyarlıdır. Cihazınızı çok yüksek/düşük sıcaklık ortamlarından, nemden ve sudan koruyun.
Cep telefonunuzun sağlığınızı bozmaması için
* Cep telefonunun zararları konuşma süresi arttıkça daha etkili olduğu için telefon görüşmelerinizi çok fazla uzatmayın. Eğer konuşma süresi uzayacaksa kulaklıkla konuşmayı tercih edin. Kulaklığınız yoksa telefonu arada bir el değiştirerek diğer kulağınızla dinleyerek konuşun.
* Cep telefonunuzu kullanmadığınız sürede çok önemli bir telefon beklemiyorsanız mümkünse kapalı tutun.
* Çocuklarda sinir sistemi ve beyin gelişiminin devam ediyor olması dolayısıyla çocukların ve gençlerin yetişkinlerden daha çok risk altında olduğu gerçektir. Bu yüzden 16 yaşın altındaki çocuklara cep telefonu kullandırmayın.
* Yeni bir telefon alırken teknolojisi ve görünüşünün yanında SAR (Specific Absorption Rate-Spesifik Soğurma Oranı) değeri düşük ve sinyal yayma eğilimi (bu değer ne kadar iyiyse cep telefonu o kadar iyi çeker) yüksek telefonları tercih edin.
* Araç kullanırken kesinlikle cep telefonu kullanmayın. Çünkü dikkat eksikliğinden kaza yapma ihtimalinizin artmasının yanında hareket halinde iken baz istasyonlarına uzaklığın artması ile birlikte sinyal gönderme gücü artacağı için manyetik ışımanın artması anlamına gelir ve bu da biyolojik etkileşim riskini artırır.
* Cep telefonu taşırken mümkün olduğunca vücudunuza temas etmeyecek şekilde taşıyın. Özellikle kalbe yakın bölgelerde veya gömlek cebinde cep telefonu taşımayın. Çanta varsa çantada taşımak en iyisi. İlla pantolonunuzun cebinde taşımakta ısrarlıysanız en azından ön cep yerine arka cepte taşımaya çalışın.
* Cep telefonunu çalıştığınız ve uyuduğunuz yerde kendinizden en az 1 metre uzakta tutun.
* Telefonunuz elektrik şarjında iken kesinlikle konuşmayın.
Casus yazılımlarla telefon görüşmelerinizin dinlenmesini önlemek için
* Telefon görüşmelerini şifreleyen programlar kullanarak görüşmeleriniz ele geçirilse bile anlaşılmasını engelleyin.
* Telefonunuzdaki açılış ve kapanıştaki sesleri kapatın.
* Çoğu telefonda bulunan uyku modu özelliğini aktif edin.
* Kullanmadığınız sürelerde bluetooth, WLAN ve kızılötesi özelliklerini kaptın.
* Sürekli şebeke arayan bir telefonun bataryası erken biter. Bu nedenle şebeke sinyal gücünün az olduğu ortamlarda uzun süre kalmanız gerektiğinde cep telefonunuzu kapatın.
* Cep telefonunuzu yüksek sıcaklıklardan koruyun.
* Telefonunuzun enerji tüketim canavarı olan titreşim özelliğini devre dışı bırakın.
* Telefonunuzdaki özellikle görsel oyunlar da büyük miktarda enerji kaybına sebep olur.
Cep telefonum çalınınca ne yapmalıyım?
* Telefonunuzun çalınması durumunda hemen cep telefonu operatörünüzün müşteri hizmetlerini arayarak konu hakkında bilgi verin ve hattınızın geçici kapama işlemlerini başlatın.
* Daha sonra cihazınızın IMEI numarası ve telefonun size ait olduğunu belirtir bir belgeyle bulunduğunuz bölgedeki en yakın savcılığa başvurun. IMEI numarası vasıtasıyla, başvuruda bulunduğunuz cumhuriyet savcılığı, GSM operatörleri ile bağlantı kuracak ve telefonunuzun hangi SIM kart ile kimin tarafından kullanıldığını belirleyecektir.
* Telefonunuzun bulunması durumunda sizin olduğunu kanıtlamanız için telefonunuzun faturası istenecektir. Bu yüzden her ihtimale karşı mutlaka faturanızı saklayın. Hatta ikinci el telefon satın almanız durumunda bile satın aldığınız kişiden önceki satış faturasını ve yaptığınız satın almaya dair bir makbuz talep edin.
Kablosuz modem kullananlar dikkat Cep telefonu baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olup olmadığı tartışmalarından sonra yeni bir polemik daha başladı.
Bu kez de Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, kablosuz modemin yaydığı manyetik dalgaların hamile ve 2 yaş altındaki bebekler için zararlı olduğunu iddia etti.
Müftüoğlu, beslenme şartlarının yanı sıra çevrede kullanımı artan manyetik kirlenmeyle ilgili olarak çok ciddi tehlikelerin olduğunu söyledi. Cep telefonu kullanımının ilerleyen zamanlarda sigara gibi yasaklanacağını belirten Müftüoğlu, kablosuz internet ortamının da özellikle küçük yaştaki çocuklar ve hamile kadınlar üzerinde zararlı etkilerinin olduğu yönünde ciddi bulguların olduğunu kaydetti.
Uzmanlar, kablosuz internet ağı olan yerlerde 1,5-2 yaşından küçük çocukları, hamileleri etkilediği konusunda hemfikir. Memorial Suadiye Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünden Uzman Dr. Murat Yıldırım'a göre teknolojik gelişmelerin yol açabileceği sağlık sorunlarını tam olarak öngörmek imkânsız. Ancak radyo, televizyon, telsiz verici istasyonları, uydu iletişim sistemleri ve GSM cihazları gibi günlük hayatta sık karşılaştığımız elektromanyetik dalga yayan aletlerin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği konusunda herkes hemfikir. Dr. Yıldırım, "Yapılan araştırmalarda yüksek gerilim hatlarına yakınlık arttıkça çocuklarda lösemi sıklığında artış olduğu görülmüştür." diyor. Başka çalışmalarda da diğer çocukluk çağı kanserlerinde artış olabileceğine dair veriler elde edilmiş olsa bile bu konunun kesinlik kazanmadığını söyleyen Yıldırım, "Yapılan çalışmalar günlük hayatta kullandığımız televizyon, bilgisayar ve cep telefonları başta olmak üzere birçok elektronik aletin yaydığı radyasyonun boğazda kuruluk, gözlerde ağrı ve görme bozukluğu, baş ağrısı, alerji, uykusuzluk, seslere karşı hassasiyet, işitme zorluğu ve yorgunluk haline yol açabildiğini göstermektedir." şeklinde konuşuyor. Yıldırım, özellikle telekomünikasyon alanındaki hızlı gelişmelerin çocukların cep telefonları ile tanışma yaşını düşürdüğü, bu nedenle de mobil telefonların beyin dalgalarında değişikliklere yol açtığı, zihinsel faaliyetleri azalttığı, uyku düzenini bozduğu yönündeki iddiaların kanıtlanmamış bile olsa ciddiye alınması gerektiğini düşünüyor.
***
Manyetik dalgalardan nasıl korunabiliriz?
Dr. Murat Yıldırım:
Binalar trafolardan en az 100 m. uzakta inşa edilmeli.
Televizyondan en az 1 m. uzakta oturulmalı.
Düşük radyasyonlu bilgisayar ekranı kullanılmalı, LCD ekran tercih edilmeli.
Çocuklar oyun amaçlı bilgisayar kullanmamalı, açık hava alanlarına özendirilmeli.
Halojen ve floresan lambalar okuma lambaları olarak kullanılmamalı.
Çocuk odalarında TV ya da bilgisayar bulundurulmamalı. Bu tür araçların yer aldığı odalarda ve duvarların arkasında çocuk yatağı olmamalı.
On altı yaşın altındaki çocuklara cep telefonu kullandırılmamalı.
Telsiz ev telefonları ve kablosuz modemler yatak odası dışına yerleştirilmeli.
Op. Dr. Ferhan Kulu: Günlük hayatımızda kullandığımız teknolojik cihazların sağlığımızı ne ölçüde etkilediğini tam olarak bilmiyoruz. Bilim adamları elektromanyetik kirlenmenin sağlığımız üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili çalışmalar yapıyor. Kablosuz internet (wireless) ortamının özellikle küçük yaştaki çocuklarda ve hamile kadınlarda zararlı etkilerinin olabileceği düşünülüyor. Düşük frekanslı elektromanyetik dalgalar iyonize edici etki göstermez. Bu tip elektromanyetik dalgalar dokuya çarptıklarında moleküler hareketlerde artışa sebep olur, bu da ısı olarak ortaya çıkar. Non iyonize elektromanyetik etkilere yönelik deneysel veriler oldukça az. Yapılan hayvan deneylerinde bu konudaki çalışmalar devam ediyor. Tedbirli olmak için hamile kadınlar özellikle yatak odalarında bu tür cihazları bulundurmamalı, cep telefonunu kulaklıkla kullanmalı.